İstanbul’daki çağdaş kentsel dokunun evrimi, yüksek yoğunluklu gelişimin geleneksel sınırlarını aşarak bağımsız, çok işlevli bir kentsel varlık olarak işlev gören Zorlu Center projesinin gerçekleştirilmesiyle önemli bir dönüm noktasına ulaştı. Boğaz Köprüsü’nün Avrupa bağlantısı ile Büyükdere ekseninin kritik kesişme noktasında yer alan kompleks, şehrin tarihi merkezi ile gelişen kuzey iş bölgeleri arasında fiziksel ve sosyal bir aracı görevi görüyor. Emre Arolat Architecture (EAA) ve Tabanlıoğlu Architects’in işbirliğiyle tasarlanan Zorlu Center, 21. yüzyıl metropolünün topografya, özelleştirme ve kamusal yaşam gibi zorluklarına karmaşık bir mimari yanıt vermektedir.

Kentsel Bir Simgenin Doğuşu: Tarih ve Bağlamsal Etkenler
Beşiktaş semtinin Zincirlikuyu mahallesinde bulunan Zorlu Center’ın bulunduğu alan, bir zamanlar İstanbul’un kalbinde kalan az sayıdaki büyük, inşa edilmemiş kamu arazilerinden biri olan 17. Bölge Karayolları Müdürlüğü’nün bulunduğu yerdi. Bu arazinin kamu idari tesisinden özel mülkiyetli bir kentsel mega yapıya dönüşümü, şehrin modern gelişim tarihinin belirleyici bir öyküsüdür. 2007 yılında, arazi 800 milyon dolar karşılığında Zorlu Holding’in bir iştiraki olan Zorlu RealEstate’e yüksek profilli bir açık artırma ile satıldı. Bu satın alma, 2,5 milyar doları aşan toplam yatırım için zemin hazırladı ve bu projeyi Türkiye tarihinin en sermaye yoğun gayrimenkul projelerinden biri haline getirdi.
Ardından düzenlenen mimari yarışma küresel ölçekte gerçekleştirildi ve uluslararası ve yerel firmalardan 100’ün üzerinde başvuru aldı. EAA ve Tabanlıoğlu’nun kazanan önerisi, küresel sermaye yatırımlarıyla sıklıkla ilişkilendirilen “görkemli ve ışıltılı” mimari trendleri takip etmeyi reddetmesi nedeniyle seçildi. Bunun yerine, mimarlar, devasa programı doğal peyzaja entegre ederek İstanbul’un geleneksel topografyasını yansıtan yapay bir tepe yaratmayı amaçlayan bir “topografik yorum” önerdiler.
Proje Geliştirme ve Teknik Özellikler
Geliştirme süreci 2008’den 2013’e kadar sürdü ve 33 mimar ve peyzaj tasarımcısından oluşan özel bir ekip dahil olmak üzere yaklaşık 4.000 kişilik bir iş gücü çalıştı. Sitenin teknik ölçütleri, tipik karma kullanımlı gelişmeleri gölgede bırakan toplam inşaat alanını kapsayan “üstün mimari”sini vurgulamaktadır.
| Yapısal Özellikler | Teknik Özellikler |
|---|---|
| Proje Yeri | Zincirlikuyu, Beşiktaş, İstanbul |
| Proje Alanı | 85,303 m2 |
| Toplam Yapı Alanı | 720,000 m2 |
| İnşaat Süresi | 2008 – 2013 |
| Toplam Proje Maliyeti | ~2,5 Milyar ABD Doları |
| LEED Sertifikasyon Hedefi | Altın (Ofisler ve Konutlar) |
| Birincil Yapısal Mühendis | Balkar Mühendislik |
| Müteahhit | Aktürk İnşaat Sanayi |
Mimari Morfoloji: Topografik Kabuk ve Kristal Form
Zorlu Center’ın temel mimari yeniliği, alt katların işlevlerini kaplayan ve projenin kamusal alanlarının temelini oluşturan sürekli, geometrik bir yüzey olan “topografik kabuk”tur. Bu kabuk, “ara katman” görevi görerek, karmaşık programı barındıracak şekilde zemini etkili bir şekilde yeniden yapılandırırken, şehre yeni bir tür “doğa” kazandırır.
Kamusal ve Özel Topografyaların İkilemi
Kabuk, Bulvar Katından yükselir ve iki ana kola ayrılır. Bu tasarım kararı, özel ev alanları ile kamusal sosyal alanlar arasındaki gerilimi çözmeyi amaçlamaktadır.
• İç Güzergâh (Kamusal): Bu topografik yol, 28 metre yükseklikteki “Kentsel Balkon”a yükselir ve Boğaz’ın panoramik manzarasını sunar.
• Dış Halka (Özel): 32 metre yüksekliğe ulaşan bu bölüm, konut birimleri için “Özel Topografya” oluşturur ve onları dış gürültüden ve çevredeki otoyolların trafiğinden korur.
Bu mekansal ayrım, üç özdeş konut kulesi ve dördüncü otel kulesini kabuktan ayıran pilotis kullanımıyla daha da güçlendirilmiştir. Bu ayrım, kulelerin kompleksin ezici “sembolik unsurları” haline gelmemesini, aksine kabuğun altında bulunan teras dairelerinin yatay çıkıntılarını sürdürmesini sağlar.

Kristal Geometri ve Malzeme
Tasarım, kule yapılarını oluşturan farklı yükseklik ve konumlardaki farklı üçgen prizmalarla “kristal” bir dil kullanır. Bu geometri, doğal kristallerin davranış ve büyüme ilkelerini taklit ederek, güneş ışığıyla dinamik olarak etkileşime giren çok yönlü yapılar oluşturur. Bina kabuğu, estetik ve işlevsel hedeflerine ulaşmak için çeşitli yüksek performanslı malzemeler kullanır.
| Malzeme Bileşeni | Üretici / Tedarikçi |
|---|---|
| Metal Kaplama ve Delikli Paneller | Kasso |
| Alüminyum Kompozit Paneller | STACBOND |
| Çelik Yapılar | Waagner-Biro Stahlbau AG |
| Prefabrik Beton Elemanlar | FAPRESA |
| Su Yalıtımı ve İzolasyon | Soprema |
| Hava Perdeleri ve HVAC | AIRTECNICS |
Görsel atmosfer, yapıların sitenin kayalık arazisine “karışmasına” yardımcı olan çıplak beton, doğal taş ve doğal ahşap kullanımıyla daha da zenginleştirilmiştir. Bu seçim, üç boyutlu anlamda topografik entegrasyon konusundaki endişeyi yansıtmakta ve stereotipik “büyük tek ev” tipolojisinden uzaklaşarak daha parçalı ve duyarlı bir kütleye doğru kaymaktadır.
Karma Kullanım Bağlantısı: Beş İşlevli Kentsel Ekosistem
Zorlu Center, Türkiye’nin beş farklı kentsel işlevi (konutlar, ofisler, otel, alışveriş merkezi ve sahne sanatları merkezi) tek bir yüksek yoğunluklu alanda birleştiren ilk projesi olarak öne çıkmaktadır. Bu karma kullanım stratejisi, 24 saatlik bir faaliyet döngüsünü teşvik ederek kentsel yayılmayı azaltmayı ve Zincirlikuyu semtinin canlılığını artırmayı amaçlamaktadır.
1. Kültürel Sütun: Zorlu Sahne Sanatları Merkezi (PSM)
Zorlu PSM, projenin ana kültürel motoru ve “sosyal sorumluluk” temel taşıdır. Nederlander Worldwide Entertainment ile ortaklaşa geliştirilen bu merkez, Türkiye’nin en büyük sahne sanatları merkezi ve Avrupa’nın en büyük merkezlerinden biridir. Merkez, gelişmiş video, ses ve aydınlatma sistemlerine sahiptir ve Broadway düzeyinde müzikaller, uluslararası konserler ve deneysel tiyatro gösterilerine ev sahipliği yapabilmektedir.
| Mekan Adı | Koltuk Kapasitesi | Ana İşlev |
|---|---|---|
| Turkcell Sahnesi | 2,190 | Büyük ölçekli konserler, Broadway gösterileri |
| Turkcell Platinum Sahnesi | 709 | Tiyatro, akustik performanslar |
| Stüdyo Sahnesi | 800 | Çok amaçlı alan, provalar |
| Sky Lounge | 500 (Standing) | Sanatçı salonu, kurumsal etkinlikler |
PSM’nin giriş amfitiyatrosu, Kamu Meydanı ve Piazza’nın fiziksel bir uzantısı olarak işlev görür ve alternatif sokak gösterileri ve halka açık toplantılar için yarı kapalı bir alan sunar. Kültürel alanın ticari bölgelerle bu şekilde bütünleştirilmesi, “gösteri toplumu”ndan uzaklaşarak, halkın motivasyonundan güç alan bir mimariye doğru bir dönüşümü temsil eder.

2. Ticari Merkez: Zorlu Alışveriş Merkezi
Zorlu Center’ın perakende bileşeni, Boulevard Katındaki merkezi “Piazza” etrafında tasarlanmış olup, geleneksel kapalı alışveriş merkezi modeline zıt bir “şehir meydanı” atmosferi yaratmaktadır. Türkiye’nin ilk Apple Store’u ve 10.000 m2’lik devasa Beymen amiral mağazası da dahil olmak üzere 200’den fazla mağazaya ev sahipliği yapmaktadır. Alışveriş merkezinin düzeni, halkı caddeden iç perakende birimlerine yönlendiren ve birden fazla kat arasında akıcı bir süreklilik sağlayan “aktivite merdivenleri” ile karakterize edilir.

Gurme konsepti, Michelin yıldızlı restoranlar ve Eataly, Morini ve Jamie’s Italian gibi uluslararası yemek salonları ile alışveriş merkezinin kimliğinin önemli bir itici gücüdür. Perakende deneyimi, Square Floor’daki açık hava ortamları ile metroya ve otoparka doğrudan erişim sağlayan iklim kontrollü iç katlar arasında bölünmüştür.
3. Lüks Yaşam: Konut Programı
Konut bölümü, 1+1’den 5,5+1’e kadar değişen ve 117 ila 735 m2 arasında değişen büyüklükte 584 üniteden oluşmaktadır. Yaşam alanları iki farklı tipolojiye ayrılmıştır:
• Teraslı Evler: Birinci katta geniş özel bahçeler ve yansıtıcı havuzlarla donatılmış bu birimler, şehirden yüksekte, zemin katta bir yaşam deneyimi sunar.
• Kule Konutları: Boğaz ve tarihi yarımadanın 360 derecelik panoramik manzarasını sunan bu birimler, yaşam alanının dış mekan terasına sorunsuz bir şekilde geçiş yapmasını sağlayan geri çekilebilir cam cephelere sahiptir.
Sakinler, 4 açık ve 1 kapalı yüzme havuzu, 1.600 m2’lik fitness merkezi ve özel konsiyerj hizmetleri dahil olmak üzere kapsamlı sosyal olanaklardan yararlanmaktadır. Raffles Hotel ile entegrasyon, sakinlerin kendi evlerinde “beyaz eldiven” konaklama hizmetlerine erişmelerini de sağlamaktadır.
4. Konaklama: Raffles Istanbul
27 katlı otel kulesi, 181 oda ve süitten oluşan beş yıldızlı lüks bir tesis olan Raffles Istanbul’a ev sahipliği yapmaktadır. Otelin tasarımı, modern lüks ile geleneksel Türk zanaatkarlığının kesişimine odaklanmaktadır. Lavinia Lounge ve Long Bar gibi ortak alanlar, hem konuklar hem de şehir sakinleri için lüks sosyal merkezler olarak hizmet vermektedir. Konaklama hizmeti, kompleksin uluslararası iş ve lüks turizm için bir destinasyon olarak rolünü pekiştirmektedir.
5. Kurumsal Avantaj: Ofis Alanları
Zorlu Center’ın ofis tesisleri, ticari merkez ve yükselen kulelerde yer almakta ve İstanbul’un en prestijli finans bölgesinde çağdaş çalışma ortamları sunmaktadır. Ofisler, LEED Gold sertifikası için tasarlanmış olup, çalışanların refahını ve üretkenliğini artıran enerji verimli sistemler ve özel yeşil teraslar gibi sürdürülebilir özellikler içermektedir.

Dayanıklılık için Mühendislik: Yapısal Bütünlük ve Sismik Tasarım
Kuzey Anadolu Fayı’na yakın bir şehirde devasa bir karma kullanımlı kompleks inşa etmek, yapısal mühendislik ve sismik güvenlik konusunda gelişmiş bir yaklaşım gerektirir. Zorlu Center’ın tasarımı, binlerce sakini ve günlük ziyaretçisinin güvenliğini sağlamak için betonarme çerçeveler ve sofistike yanal sistemler kullanarak 2018 Türkiye Yapı Deprem Yönetmeliği’ne uygundur.
Sismik Stabilite ve Temel Sistemleri
Yapısal mühendislik, Balkar Mühendislik tarafından yürütüldü ve Zincirlikuyu’nun değişken zemin koşullarında istikrarlı bir temel oluşturulmasına odaklandı. İstanbul’daki bazı yeni projeler, örneğin Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, binlerce üçlü sürtünmeli sarkaç yatağı ile temel izolasyonu kullanırken, Zorlu Center, gelişmiş yapısal izleme ile birleştirilmiş yüksek sertlikte bir yapısal tasarım kullanmaktadır.

“Kristal” kuleler cam kaplama ile çerçevelenmiş ve sağlam bir iç çekirdek sistemi ile desteklenmiştir, bu da eski, standartlara uymayan Türk binalarında sıklıkla görülen ‘pankek’ tipi çökme veya yumuşak kat hataları riskini en aza indirir. Depreme dayanıklı tasarım, kompleksin en önemli satış noktasıdır ve büyük bir sismik olay durumunda İstanbul’daki “en güvenli konutlar”dan biri olarak pazarlanmaktadır.
Teknik Sistemler ve Bina Otomasyonu
Kompleks, konutlarda ve ofislerde kişiselleştirilmiş termal konfor için Değişken Soğutucu Akışkan Akışı (VRF) klima sistemi kullanmaktadır ve bu sistem akıllı ev otomasyon sistemleri ile tamamlanmaktadır. Mekanik ve elektrik koordinasyonu Beta Teknik ve Okutan Mühendislik tarafından sağlanmış ve yüksek yoğunluklu ortamın her koşulda enerji verimli ve işlevsel kalması sağlanmıştır.
Ekolojik Altyapı Olarak Peyzaj Mimarisi: Yeşil Kabuk
Dr. Deniz Aslan yönetiminde DS Mimarlık tarafından gerçekleştirilen Zorlu Center’ın peyzaj tasarımı, projenin en önemli özelliklerinden biridir. Toplam yaklaşık 120.000 m2 yeşil alana sahip olan kompleks, kalabalık Zincirlikuyu semti için bir “yeşil akciğer” görevi görerek hava kirleticileri filtreler ve yerel mikro iklimi iyileştirir.
Yeşil Çatı Teknolojisi ve Tür Seçimi
Toplam alanın yaklaşık %60’ı, yani 72.000 ila 77.000 m2’lik bir alan çatılarda yer almakta ve bu da onu Avrupa’nın en büyük yeşil çatı uygulamalarından biri haline getirmektedir. Proje, ZinCo yoğun ve kapsamlı yeşil çatı sistemlerini, özellikle de daha geniş çatı alanları için “Sedum Halı” yapısını kullanmaktadır.
| Dikim Kategorisi | Tipik Tür Örnekleri | İşlevsel Rol |
|---|---|---|
| Yerli Ağaçlar | Pinus Pinea, Olea Europa (Zeytin) | Dikey yapı, miras bağlantısı |
| Çalılar | Lavandula Angustifolia, Ceanothus Thysflorus | Hava filtreleme, duyusal çekicilik |
| Çok Yıllık Bitkiler | Acanthus Mollis, Festuca Glauca | Zemin örtüsü, biyolojik çeşitlilik |
| Çatı Örtüsü | Çeşitli Sedum türleri, Biberiye | Yağmur suyu tutma, yalıtım |
Peyzaj düzenlemesi, 10.000 m2’lik bir kamu meydanı alanı ve İstanbul’un botanik temalarını yansıtan bir bahçe koleksiyonu olan “Valley Park”ı içermektedir. Bu bahçelerin bakımı, yeşil alanlara adanmış 15 kişilik kalıcı personel ile önemli bir lojistik girişimdir.

Carve Oyun Alanı: Hayal Gücünün Dünyası
Peyzajın merkezinde, Hollandalı Carve firması tarafından tasarlanan 1.600 m2’lik bir oyun alanı bulunmaktadır. Tasarım, “hayal dünyasına dalma” konseptine dayanmaktadır ve labirentler, tüneller ve tırmanma rotaları içeren “dağ silsilesi” duvarları bulunmaktadır. Oyun alanı şu bölgelere ayrılmıştır:
1. Giriş Bölgesi: Küçük çocuklar için trambolinler ve döner oyuncaklar bulunan parlak ve renkli tepeler.
2. Kalp: Köprü ve dev bir aile kaydırağı içeren derin vadiler.
3. Kuleler: Çocukların uzun, entegre kaydıraklardan aşağı inmeden önce tüm oyun alanını görebilmelerini sağlayan iki yüksek kule (biri üç katlı, diğeri dört katlı).
Kentsel Bağlantı: Transit Hub Stratejisi
Zorlu Center’ın “Asya ve Avrupa’nın kesişme noktasında” yer alması, ticari ve sosyal başarısının anahtar faktörü olan eşsiz bir bağlantı sağlar. Proje, altyapıya sadece bitişik olmakla kalmaz, fiziksel olarak da entegre edilmiştir.
Toplu Taşıma ile Entegrasyon
Kompleks, özel bir yer altı yaya tüneli ile İstanbul’un en verimli transit hatlarına bağlanmaktadır.
• Metrobus: BRT hattının en yoğun merkezi olan Zincirlikuyu istasyonuna doğrudan bağlantı.
• Metro: M2 hattındaki Gayrettepe istasyonuna doğrudan bağlantı, siteyi Taksim, Sultanahmet ve Maslak’a bağlar.
• Yaya Erişimi: Site, Ulus, Levent ve Barbaros Bulvarı gibi çevre mahallelerden yürüyerek ulaşılabilecek şekilde tasarlanmıştır.
Otopark altyapısı da aynı derecede sağlamdır. Yeraltı katlarında 2.000 araçlık kapasiteli bir otopark bulunmakta olup, ziyaretçilerin merkezden ayrılmadan önce telefonla araçlarını talep etmelerini sağlayan yüksek teknolojili vale sistemleri mevcuttur. Bu lojistik verimlilik, merkezin yıllık 12 milyon ziyaretçisini desteklemekte ve onu Zincirlikuyu’daki cadde seviyesindeki baskıyı bir ölçüde hafifleten bir “çekim merkezi” haline getirmektedir.
Sürdürülebilirlik ve Çevresel Sorumluluk
Sürdürülebilirlik, hem tasarımı hem de operasyonel taahhütleri ile Zorlu Center’a entegre edilmiştir. Proje, Zorlu Holding’in sera gazı emisyonları için 1,5°C’lik bilimsel temelli bir hedef belirleyen “Akıllı Yaşam 2030” stratejisinin bir parçasıdır.
LEED ve Enerji Performansı
Ofisler ve konutlar için LEED Gold sertifikası alınması, yüksek performanslı bina standartlarına olan bağlılığı vurgulamaktadır. LEED çerçevesi, projeleri birkaç kritik ölçüt üzerinden değerlendirir:
| LEED Metrik | Zorlu Center’da Strateji |
|---|---|
| Enerji Verimliliği | Yüksek performanslı cepheler, LED aydınlatma ve I-REC sertifikalı yenilenebilir enerji |
| Su Tasarrufu | Sulama için gri su geri dönüşümü ve yağmur suyu toplama |
| Malzeme Kaynakları | Sağlıklı, geri dönüştürülebilir veya yerel kaynaklı yapı malzemelerinin seçimi |
| İç Mekan Kalitesi | Gelişmiş hava filtreleme, doğal gün ışığı ve termal konfor kontrolü |
Kompleks, bu çabalarıyla Green Good Design Award (2011) ve çeşitli Avrupa ve Afrika Emlak Ödülleri dahil olmak üzere önemli ödüller kazanmıştır.
ESG ve Kurumsal Yönetişim
Zorlu Holding, “Sorumlu Holding Yatırımı” yaklaşımını sürdürmektedir ve Moody’s ESG değerlendirmeleri, grubun enerji sektörünü “İleri” seviyede konumlandırmaktadır. Zorlu Center ve Levent 199 projeleri, grubun amiral gemisi niteliğindeki sürdürülebilir gayrimenkul yatırımlarıdır ve büyük ölçekli kentsel müdahalelerin küresel iklim hedefleriyle nasıl uyumlu hale getirilebileceğini göstermektedir.
Sosyo-Mimari Eleştiri: Özelleştirme ve Kentsel Doku
Mimari başarılarına rağmen, Zorlu Center, özellikle kamu arazilerinin özelleştirilmesi ve lüks projelerin doğasında var olan sosyo-ekonomik dışlanma konusunda Türkiye’de yoğun bir eleştiri tartışmasının konusu olmuştur.
Özelleştirme Sorunu
Zorlu Center’ın bulunduğu arazi kamu arazisiydi ve bu arazinin özel bir holdinge satılması, birçok şehir plancısı tarafından tamamen kamusal bir alan yaratmak için kaçırılmış bir fırsat olarak görüldü. Eleştirmenler, projeye izin verilen yüksek Kat Karşılığı (FAR) oranının, yerel altyapıyı zorlayan ve “herkes için erişilebilir kamusal alan”ı sınırlayan bir yoğunluk seviyesine yol açtığını savunuyorlar.
Sivil toplum kuruluşları ve meslek odaları, bu ölçekteki projelerin sermaye birikiminden çok “kamu yararını” önceliklendirmesi gerektiğini savunarak özelleştirme sürecine sık sık itiraz ettiler. Farklı grupların sosyo-ekonomik dışlanması önemli bir tartışma konusudur ve bazıları kompleksi öncelikle varlıklı kesime hizmet eden “ayrıcalıklı bir bölge” olarak görmektedir.

Mimarın Karşı Argümanı
Bu eleştirilere yanıt olarak Emre Arolat, projenin aslında tamamen özel ve erişilemez bir geliştirme olabilecek bir alanda “kamusal yaşamı zenginleştirdiğini” savunmuştur. Mimarlar, “serbest gözeneklilik”ten yararlanarak ve Piazza ve Urban Balcony gibi “alternatif kamusal alanlar” yaratarak, sitenin dikey ve yatay yüzeylerinin önemli bir bölümünü kamusal alana geri kazandırmayı amaçlamıştır. “Kamu Topografyası”, şehre bir armağan olarak sunulmuştur: otel odası veya lüks bir yemek için para ödemeden Boğaz’ı deneyimleyebileceğiniz yeni bir bakış açısı.
Karşılaştırmalı Analiz: “Şehir İçinde Şehir”in Küresel Modelleri
Zorlu Center, bir şehrin çeşitliliğini tek bir arsada yoğunlaştırmaya çalışan kentsel mega yapılar geleneğine aittir. Diğer küresel ikonlarla yapılan karşılaştırmalı analiz, onun benzersiz konumunu ortaya koymaktadır.
| Proje | Konum | Yenilik | Temel Fark |
|---|---|---|---|
| Zorlu Center | İstanbul | Topografik Kabuk | Doğal zemini kamusal bir yüzey olarak yeniden yapılandırır. |
| Roppongi Hills | Tokyo | Dikey Entegrasyon | Kimlik yaratmak için yüksekliğe ve sanat müzelerine odaklanır. |
| Rockefeller Center | New York | Art Deco | Tarihsel olarak kamusal heykellere ve merkezi bir buz pateni pistine odaklanır. |
| Kanyon | İstanbul | Açık Hava Kanyonu | Topografya üzerinde doğrusal hareket ve rüzgar akışını vurgular. |
Roppongi Hills ve Rockefeller Center sık sık ilham kaynağı olarak gösterilse de, Zorlu Center kamusal ifadesinde benzersiz bir yataylık sergiliyor. Kabuğu, tamamen dikey kulelerde elde edilmesi zor olan geniş yeşil alanlara olanak tanıyarak, birçok farklı yükseklikte bir “zemin” yaratıyor.
Zorlu Center’ın Mirası
Zorlu Center, İstanbul’un 21. yüzyıl mimari ve ekonomik hedeflerinin anıtsal bir ifadesi olarak durmaktadır. Bu proje, ihtişam ve tevazu, kamusal ve özel, kurumsal ve evsel gibi temel çelişkileri ele almaktadır. Mimarlar, topografik bir yaklaşım kullanarak, devasa, beş işlevli bir programı stratejik önemi büyük bir alana başarıyla entegre etmiş ve şehre yeni bir kültür merkezi, önemli bir “yeşil akciğer” ve karma kullanım yoğunluğu için bir emsal sunmuştur.
Şehir hızlı büyüme ve sismik riskin baskısı altında ilerlemeye devam ederken, Zorlu Center, karmaşık mimari müdahalelerin, yeni yaşam tarzları getirirken manzaranın tarihi ve doğal dokusuna saygı duyan “akıllı çözümler” sunabileceğine dair bir model sunmaktadır. Mirası, sadece lüks markaları veya yüksek profilli konutları ile değil, kamusal topografyalarının performansı ve İstanbul için dayanıklı, kapsayıcı bir kentsel gelecek yaratma kabiliyeti ile de tanımlanacaktır. Kompleks, şehrin temelini yeniden tanımlamaya çalıştığında “insan yaratıcılığının neler başarabileceğinin parlak bir kanıtı” olmaya devam etmektedir.
Dök Mimarlık sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.






